Yazar: Avukat Zeki Demir
“Bir şirketi büyütmek başarıdır. Ama büyüyen şirketi, insanını ve itibarını koruyabilmek gerçek liderliktir.”
Yaklaşık çeyrek asır boyunca yüzlerce şirketin yaşadığı hukuki süreçleri, krizleri, iş kazalarını, yönetici sorumluluklarını ve kurumsal uyuşmazlıkları yakından gözlemledim.
Her dosya bana aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdi.
Şirketler çoğu zaman hukuku, bir sorun ortaya çıktıktan sonra başvurulan bir çözüm aracı olarak görüyordu. Oysa aynı dosyalara biraz daha geriden bakıldığında farklı bir gerçek ortaya çıkıyordu:
Bu sorunların önemli bir bölümü, doğru zamanda kurulacak sistemlerle hiç yaşanmayabilirdi.
İşte Kurumsal Koruma Programı, tam olarak bu düşünceden doğdu.
Bu program bir dava stratejisi değildir. Bir danışmanlık paketi değildir. Bir hukuk hizmeti tanımı da değildir.
Kurumsal Koruma Programı, şirket yönetimine bakış açısını değiştirmeyi amaçlayan bir yönetim felsefesidir.
Bugün şirketler önemli kaynaklarını kriz yönetimine ayırıyor.
Oysa gerçek başarı yalnızca krizleri iyi yönetmek değildir. Asıl başarı, krizlerin ortaya çıkmasını zorlaştıran kurumlar oluşturabilmektir.
Bizim yaklaşımımız basittir:
Kurumsal Koruma Programı bu anlayış üzerine kurulmuştur.
Bir şirket finansal kayıplar yaşadıktan sonra yeniden yatırım yapabilir.
Yeni ürünler geliştirilebilir. Yeni pazarlar bulunabilir. Yeni organizasyonlar kurulabilir.
Ancak bazı değerlerin yeniden inşa edilmesi çok daha zordur:
Bu nedenle şirketlerin yalnızca finansal varlıklarını değil, görünmeyen değerlerini de koruması gerektiğine inanıyoruz.
Bizim için korunması gereken yalnızca şirket değildir.
Korunması gereken:
Kurumsal Koruma Programı’nın merkezinde hukuk kadar insan da vardır.
Çünkü hukuk, insanı koruduğu ölçüde anlam kazanır. Şirket ise insanını koruduğu ölçüde sürdürülebilir şekilde büyür.
Gelecekte şirketlerin yalnızca finansal performanslarıyla değerlendirilmesi yeterli olmayacaktır.
Şu sorular giderek daha fazla önem kazanacaktır:
Yeni rekabet alanlarından biri tam olarak burada oluşacaktır.
Kurumsal Koruma Programı, şirketlerin yalnızca büyümesini değil, güvenli ve sürdürülebilir biçimde büyümesini esas alan bir yönetim yaklaşımı sunmaktadır.
Biz, hukukun geleceğinin yalnızca dava dosyalarında şekilleneceğine inanmıyoruz.
Hukukun geleceği;
şekillenecektir.
Koruyucu ve önleyici hukuk anlayışı, geleceğin şirket yönetiminin doğal unsurlarından biri olacaktır.
Kurumsal Koruma Programı da bu dönüşümün bir parçasıdır.
Kurumsal Koruma Programı;
Tüm bu alanlarla temas eden ancak hiçbirine tek başına indirgenemeyen bütüncül bir kurumsal yönetim yaklaşımıdır.
Amacı yalnızca dava kazanmak değildir.
Asıl amacı, hukuki sorunların ortaya çıkma ihtimalini azaltan kurumlar oluşturmaktır.
Biz;
Krizleri fırsata çevirmeyi değil, krizlerin oluşmasını zorlaştırmayı savunuyoruz.
Şirketleri yalnızca büyütmeyi değil, büyürken korumayı savunuyoruz.
Çalışanların yalnızca verimli olmasını değil, güvende olmasını önemsiyoruz.
Hukuku yalnızca bir savunma mekanizması olarak değil, kurumsal gelişimin stratejik ortaklarından biri olarak görüyoruz.
Başarının yalnızca finansal sonuçlarla değil, oluşturulan güvenle de ölçülmesi gerektiğine inanıyoruz.
Her çağın kendi yönetim anlayışı vardır.
Sanayi çağının dili üretimdi.
Bilgi çağının dili teknolojiydi.
Yeni çağın en önemli kavramlarından biri ise güven olacaktır.
Güveni inşa eden şirketler büyüyecek.
Güveni koruyan şirketler kalıcı olacak.
Güveni sistem hâline getiren şirketler ise geleceğin örnek kurumları arasında yer alacaktır.
Yaklaşık yirmi beş yıllık meslek hayatım boyunca karşılaştığım olaylar bana önemli bir gerçeği gösterdi:
En başarılı şirketler, hiç sorun yaşamayan şirketler değildir.
Başarılı şirketler; riskleri ortaya çıkmadan önce görebilen, insanını, yöneticisini, markasını ve itibarını birlikte koruyabilen şirketlerdir.
İşte bu nedenle Kurumsal Koruma Programı, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına verilmiş bir cevap değil, geleceğin şirket yönetimine yönelik bir vizyondur.
Av. Zeki Demir