Başbakan: ''Son çağrıyı yapıyorum...''

Başbakan: ''Son çağrıyı yapıyorum...''

İstanbul Sanayi Odası mülkiyetindeki Odakule binası, bir yıllık tadilat sürecinin ardından Başbakan Binali Yıldırım tarafından yeniden hizmete açıldı.

Yıldırım, "Sanayileşmek millî bir davadır". Para kazanmak için tercih edilecek öncelikli iş değildir. En zor yollarından biri sanayici olmaktır. Kendi ölçüsünde denemiş ağır sanayide de çalışmış kardeşiniz olarak söylüyorum para kazanabilirsiniz bir ürün ortaya koymanın verdiği hazzı yaşayamazsınız. Geceniz, gündüzünüz olmaz ama işin sonunda başarınca bütün yorgunluğunuz gider, ne para kazandığınızı düşünürsünüz ne para kaybettiğinizi düşünürsünüz. Sanayicilik kutsal çileli iz bırakan bir iş. hepinizi yürekten tebrik ediyorum.

Sanayicilerin, ülkenin medar-ı iftiharı olduklarını belirten Yıldırım, Türkiye kalkınıyorsa, dünyada sayılı ülkeler arasında yerini alıyorsa sanayicilerin yaptığı yatırımların, üretimlerin bunda çok büyük bir katkısı olduğunu vurguladı.

"15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra çok aceleci davrandılar Türkiye'ye bir darbe de bu derecelendirme kuruluşları vurdu". Dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra üçüncü sıraya yerleştik.

Anayasa değişikliği referandumunda, bu ilkbaharda, bu yazda Türkiye ekonomisinin, büyümenin çok daha güzel, çok daha iyi olacağını söylediğini hatırlatan Başbakan Yıldırım, "Bunları söylerken tabii dudak büküyordu birçok insan ama bu bir kehanet değil. Biz bir yandan halk oylaması için kampanya yaparken bir yandan Parlamento'yu boş tutmadık". Ya makul bir faiz oranını benimsersiniz ya da biz bunun da tedbirini alırız. Bankacılarımız tehdit olarak algılamasın. Aracımız olduğunu bilsinler. İstiyoruz ki doğal seyrinde işler düzelsin. Bankalar çaresiziz diye düşünmesin. "Elimizde araçlarımız var bunları kullanmaktan çekinmeyiz ama isteriz ki iş tatlılıkla hallolsun" dedi. "İstiyoruz ki tatlılıkla olsun" diye konuştu. Sizi rahatlattı rasyolarınız, karlarınız uçtu gitti. Faizin enflasyonu da tetiklediğine işaret eden Yıldırım, "Bizde bir tabir var, "el eli yıkar el de yüzü yıkar". Ama çok zamanımız da yok. "Çünkü hepimiz aynı gemideyiz." ifadesini kullandı.

"Bizim yapmamızı gereken sürdürülebilir kalkınmayı garanti altına almak". Eğer yarışta öne geçmek istiyorsanız farklı olmanız lazım. Kalkınmanın kapsayıcı olması lazım. Bunları yapacak imkanımız var. İstikrar ve güven bunlar bu işin sihirli iki kelimesidir. "Var olduğu için etrafımız ateş çemberi olduğu halde büyümeye hız kesmeden devam ettik." şeklinde konuştu. Dünya büyümesi 2002'de yüzde 2.2 civarında gerçekleşti ama bu yıl dünya büyümesini 3.8 olarak revize ettiler.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odasının (İSO) Beyoğlu'ndaki yeni hizmet binasının açılışı ve meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ülkenin göz bebeği reel sektör temsilcilerinden İSO'nun aylık meclis toplantısına katılmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirerek, dostlukları arttırmak, bağları güçlendirmek, geleceğin dünyasına birlikte hazırlanmak için Türkiye'yi daha da büyütmek için hep birlikte gayret gösterildiğini söyledi. Bunda bir yanlışlık yok mu? Burada bir yanlışlık var. Bu doğal bir şey değil sürdürülebilir bir şey de değil. Bu tedbirlerin başında 250 milyar liralık kredi hacmi oluşturulmasının geldiğine işaret eden Yıldırım, "Eğer 250 milyarlık kredi hacmini oluşturmasaydık, bugün 30 bin sanayici, iş adamı göçmüştü". Bankalara diyoruz ki gelin kardeşim aklınızı başınıza alın mevduat yarışına girmeyin. "Ne veriyorsun ', "13", "Ben 13,2.' Sanki efendim, balık mezbahasında müzayede yapıyor". Olur mu böyle şey? Parayı toplayacaksınız, sonra o parayı kullandıracak kimse bulamazsan ne yapacaksın? "Turşusunu mu kuracaksın paranın" ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler